Roboskî 119’uncu ayında: Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur

  • 14:50 28 Kasım 2021
  • Güncel
ANKARA - Roboskî Katliamı’nın 119’uncu ayı dolayısıyla yapılan açıklamada konuşan İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen, “Roboskî aydınlatılmadıkça, yaşananlar açıkça halka anlatılmadıkça ülke siyasetinde sivilleşme, demokratikleşme söz konusu olmayacaktır” dedi.
 
Roboskî için Adalet Girişimi, 19’u çocuk 34 kişinin bombalanarak katledildiği Roboskî Katliamının 119’uncu ayı dolayısıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya İHD’li yöneticilerin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Örgütü ve demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı. Açıklamada “Katiller bulunsun, Roboskî bir daha asla” yazılı pankart açıldı.
 
Açıklama metnini İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen okudu.
 
’10 yıl geçti adalet sağlanmadı’
 
Katliamın 119’uncu haftasında bir kez daha adalet talebiyle bir araya geldiklerini söyleyen Nuray, “Ancak bu kadar uzun zaman geçmesine ve katliam vicdanlarda mahkum edilmiş olmasına rağmen hukuksal anlamda adaletin sağlanabilmesi mümkün olmamıştır. Tüm çabalara rağmen ne yazık ki cezasızlık zırhı ile failler korundu, korunmaya devam ediliyor. Tek bir kişi bile hakim karşısına çıkmadı, hesap vermedi. Ancak adalet talep eden ve yakınlarının acısını her gün yeniden yaşamak zorunda kalan aileler cezalandırıldı; gözaltına alındılar, cezaevine konuldular, eylemleri yasaklandı, sesleri kısılmak istendi, çaldıkları tüm kapılar yüzlerine kapandı” ifadelerini kullandı.
 
‘İç hukuk yollarının tamamı kapatıldı’
 
Roboskî Katliamı’nın ardından kurulan Roboskî Derneği’nin (Roboskî-Der) KHK ile kapatılarak katliamı hatırlatan her şeyin silinmek istendiğinin altını çizen Nuray, Diyarbakır’daki Roboskî Anıtı’nın da yerinden kaldırıldığına işaret etti. Roboskî Katliamı için adalet arayan sembol isimlerden Veli Encü’nün "örgüt üyeliği" suçlamasıyla tutuklandığını ifade eden Nuray, “İç hukuk yollarının tamamı kapatıldı ve dosya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) geri döndü. Ancak unutulmamalıdır ki ortada bir katliam varsa, bir de suçlular vardır ve en nihayetinde bu suçlular ortaya çıkacaktır” dedi.
 
‘Gerçeğin peşine düşenler katlediliyor’
 
Yaşam hakkının korunmasının devletin en temel yükümlülüklerinden biri olduğunu vurgulayan Nuray, “Yaşam hakkının ortadan kaldırılmasında devletin içinde yer alan odaklar ve kişiler sorumlu olduğu zaman adalet mekanizması içeriden kapanıyor. Mahkemeler, yasalar, yükümlülükler, uluslararası sözleşmeler, soyut birer kavram haline geliyor ve işlevsizleşiyor. Sorumlular ortaya çıkarılmıyor, kimse gerçeği açıklamıyor, davalar kapanıyor, zaman aşımına uğruyor. Bu davaların ve gerçeğin peşine düşenler katlediliyor, tehdit ediliyor, kaçırılıyor, gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, korkutuluyor” sözlerine yer verdi.
 
‘Çözümlerin konuşulmadığı yerde katliam kaçınılmaz’
 
Çatışma çözümlerinin konuşulmadığı ve konuşulmasının dahi tabu sayıldığı, konuşmak isteyenlerin suçlu kabul edildiği yerlerde katliamların kaçınılmaz olduğuna dikkat çeken Nuray, “Savaş ortamları; eşitsizliklerin meydana geldiği, en temel hak ve özgürlüklerin ortadan kaldırıldığı, suçların kovuşturulmadığı, katliamların normalleştirildiği zamanlar haline gelmiştir. Cinayetleri işleyenlerin hesap vermesi gerekmesine rağmen adalet talep edenlerin suçlu ilan edilmesi maalesef bir devlet geleneği haline gelmiştir” şeklinde konuştu.
 
‘Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur’
 
“Roboskî'ye adalet gelmeden Türkiye'ye adalet gelmeyecektir” diyen Nuray, şu ifadeleri kullandı: “Başta Roboskî, tüm insan yaşamını ve özgürlüklerini ortadan kaldıran savaşa ve şiddete karşı, hepimiz itiraz hakkımızı kesintisizce kullanacağız. Her toplumun hafızası vardır. Ne kadar saklama ve inkâr yoluna gidilse de bu hafıza hem barış hem de adaleti talep ediyor ve edecekte. Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş, adaletin olmayışıdır. Hiçbir katliamın zaman aşımı yoktur. Roboskî aydınlatılmadıkça, yaşananlar açıkça halka anlatılmadıkça ülke siyasetinde sivilleşme, demokratikleşme söz konusu olmayacaktır. Roboskî, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda ‘Barış ve Adalet’in yolu, mutlaka ve önce Roboskî’den geçecektir. Roboskî bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır.”